Oldukça hızlı geçen transfer dönemi sona erdi. Bu transferlerde görünmez kahramanlar ise menajerler. Son dönemde bu menajerlerden birinin adı fazlasıyla öne çıkıyor. Nihat Kahveci, Tuncay Şanlı, Arda Turan ve Emre Bölözoğlu gibi Türk futbolunun en önemli yıldız oyuncuların menajerliğini yapan Ahmet Bulut, Türkiye'de profesyonel olarak bu işi yapan ender isimlerden biri. Nitekim sadece menajerlik işlerini yürütüldüğü ofisi bulunan tek isim de o. Ahmet Bulut ile Ortaköy'deki ofisinde buluştuk. 2003 yılında beri FIFA menajeri olan Bulut ile çalıştığı oyuncuların son durumları ve ülkemizdeki menajerlik sistemi hakkında sıcak bir sohbet gerçekleştirdik.
Almanya'da başlayan futbol hayatını Fenerbahçe ve Beşiktaş'ta devam ettiren ve kısa bir süre önce de faal futbol hayatını sona erdiren Mustafa Doğan'ın da birlikte çalışmaya başladığı Ahmet Bulut, editörümüz Hilmi Sever'in sorularını yanıtladı.
Son olarak da Beşiktaş'ın takımdan göndermek için büyük çaba sarfettiği Gordon Schildenfeld'in Duisburg'a gitmesini sağlayan Ahmet Bulut ile gerçekleştirdiğimiz röportaj ile sizleri başbaşa bırakıyoruz...
-Nihat Kahveci, Arda Turan gibi birçok şöhretli futbolcu ile çalışıyorusunuz?
“Evet. Bunların dışında son olarak Tuncay Şanlı'nın da menajerliğini aldım. ayrıca Emre Belözoğlu, Hakan Balta, İbrahim Toraman, İbrahim Kaş, Batuhan, Mondragon, vb. gibi birçok önemli oyuncu ile de çalışıyorum.”
-Bir oyuncunun menajerliğini nasıl alıyorsunuz?
“Futbolcular kendi aralarında konuşmalarda beni tavsiye ediyorlar. Benimle çalışmaktan memnun kalan futbolcular diğer arkadaşlarına tavsiye ediyor ve onların da menajerliğini yapmaya başlıyorum. Futbolcunun her türlü işini ben yönetiyorum.”
-Menajerliğini aldığınız futbolcular ile kaç yıllık sözleşme imzalıyorsunuz?
“İki yıllık sözleşmeler imzalıyoruz. Futbolcu memnunsa bu sözleşmeyi uzatıyoruz, zaten iki yıldan fazla sözleşme imzalamak yasak.”
-Yeni olduğu için bu örneği veriyorum. Çağdaş Atan, Alman takımları tarafından çok tanınan bir futbolcu değildi ama Energie Cottbus'a transfer oldu. Bu oyuncuları Avrupa takımlarına nasıl satıyorsunuz?
“İşte bu benim yıllardır oluşturduğum bağlantılar sonucunda oluyor. Kulüpler bana güveniyor ve önerdiğim futbolcuyu transfer ederken şüphe duymuyorlar. Aynı şey İbrahim Kaş için de geçerli. Geçtiğimiz sezon Beşiktaş'ta çok az maçta forma giydi. İşte bu menajerlik başarısıdır.”
-Uğur İnceman'ın Beşiktaş'a transferi çok uzun sürdü. Bu transferin gecikmesinin nedeni neydi?
“Manisaspor, Uğur için çok yüksek bonservis parası istedi. Ben Uğur için Beşiktaş ile daha önce anlaşmıştım. Daha sonra iki kulüp anlaştı ve Uğur İnceman'ın Beşiktaş'a transferi gerçekleşti.”
“ARDA TURAN İÇİN 15-20 MİLYO AVRO VERMEZLER”
-Arda Turan için 15-20 milyon Avro'luk bonservis bedellerinden bahsediliyor? Arda Turan için bu ücreti verecek kulüpler var mı?
“Baktığınız zaman Arda bahsettiğiniz paraları hak ediyor, ama 15-20 milyon Avro'yu ona şu an vermezler. Ronaldinho, Milan'a 20-21 milyon Avro'ya transfer oldu. Alexander Hleb, Arsenal'den Barcelona'ya 15 milyon Avro civarında gitti. Türkiye'de olduğu için Arda'ya hak ettiği değeri vermezler, Avrupa'ya gidip başka bir takıma transfer olacağı zaman o rakamlara ulaşır.”
-Sizin örneklerinizin tam tersi olarak da Luka Modric'i gösterebiliriz. Modric, Dinamo Zagrep'ten, Tottenham'a 21 milyon Avro'ya transfer oldu.
“Modric, Hırvat ekolünden yetişen bir oyuncu ve Hırvat oyuncuların daha önce ne kadar başarılı oldukları ortada. Ayrıca Modric, EURO 2008'de Hırvatistan Milli Takımı'nın tartışmasız yıldızı oldu.”
-Süper Lig'de hızlı bir transfer dönemi geçirdik. Birçok yıldız oyuncu bu sezon ligimizde boy gösterecek. Transfer dönemini kısaca değerlendirebilir misiniz?
“İyi bir transfer dönemi geçti, her kulüp ekonomik sıkıntıları olmasına rağmen elinden geldiğince transferlerini yaptı. Bu sezon daha zevkli maçlar izleyeceğimizi düşünüyorum.”
-Özellikle G.Saray, Harry Kewell, Fernando Meira ve Milan Baros gibi önemli yıldızları kadrosuna kattı. Böyle oyuncuların gelişi de ligimizin kalitesini yükseltecektir…
Tabii ki Avrupa'dan kaliteli yabancı getirmek çok önemli. Kewell ve Baros gibi oyuncular genç isimler. Böyle genç isimlerin gelişi ligimizi daha da kaliteli hale getirecektir. Yeter ki yaşlı oyuncu gelmesin ve gelişmemiş liglerle aynı duruma düşmeyelim. Eskiden Türkiye'ye yalnızca para için geliyorlardı. Yıldız oyuncular şu anda da iyi para alıyorlar ama artık ülkemize bir Rusya veya Katar gibi bakmıyorlar.
“İSİM OLARAK BAROS, GÜİZA'DAN BÜYÜK”
-Şu soru futbol kamuoyunda sürekli tartışılıyor. Sizce Güiza mı daha iyi oyuncu yoksa Baros mu?
“İsim olarak baktığınız zaman Baros tabii ki daha büyük golcü. Ama son performanslarına baktığınız zaman Güiza, İspanya Ligi'nde gol kralı oldu. İspanya gibi bir ligde gol kralı olmak hiç kolay bir şey değil.”
-Peki siz hangi oyuncunun menajerliğini yapmak isterdiniz?
“Şu an Güiza'nın menajerliğini yapmak isterdim. Çünkü maliyeti daha yüksek.”
-Türkiye'ye geliş bedellerini göz ardı edersek, Avrupa'da hangi oyuncuyu daha rahat bir kulübe verebilirsiniz?
“Kesinlikle Güiza. Ülkemizde oyunculara karşı hemen bir ön yargı oluşuyor. Güiza daha iki maç oynadı ve hemen eleştirilmeye başlandı. Bizim oyuncularımızda yurt dışına gittiği zaman sıkıntı çekiyorlar. Bir oyuncu başka bir lige transfer olduğu zaman birçok problem yaşar. Farklı bir ortam, farklı takım arkadaşları, dil… Adaptasyon süresi kolay atlatılacak birşey değil. Bir golcü gelince hemen üç dört maçta 10 gol atması bekleniyor. Mallorco'da oyun Güiza'nın üzerine kuruluyordu. Gaziantepspor maçına baktığınız zaman Güiza ancak bir iki pozisyona girebildi. Yeni oyunculara zaman lazım.”

“EMRE'NİN PERFORMANSI ARTACAKTIR”
-Emre Belözoğlu transferi hızlı mı gelişti yoksa daha önce de Fenerbahçe Kulübü ile görüşmeleriniz olmuş muydu?
“Çok hızlı gelişti, üç haftada transfer bitti.”
-Galatasaray'dan, Emre için bir teklif geldi mi?
“Galatasaray ile masada hiçbir zaman para konuşmadık. Emre için Fenerbahçe'den teklif geldiğini biliyorlardı ama o paraları veremeyeceklerini söylemişlerdi.”
-Emre Belözoğlu yurtdışından teklif almadı mı?
“Avrupa kulüplerinden de teklif aldı ama aldığı teklifler içerisinde en cazip olanı Fenerbahçe'nin teklifiydi. Ayrıca sportif açıdan da Fenerbahçe'nin teklifini değerlendirmek istedi. Çünkü Fenerbahçe'ye transfer olarak Şampiyonlar Ligi'nde de forma giyecekti.”
-Emre Belözoğlu, Fenerbahçe'de olmaktan dolayı mutlu mu?
“Emre, Fenerbahçe'ye transfer olduğu için çok mutlu. Emre'nin Fenerbahçe'de performansı her geçen hafta daha da artacaktır. İki-üç maç 90 dakika oynadıktan sonra Emre kendini bulacaktır. Şunu unutmamak lazım, Emre askerlik nedeniyle hazırlık dönemi geçirmedi. “
-Emre'nin sakatlık durumu çok tartışılıyor…
“Emre'nin ciddi bir sakatlığı yok. Yalnızca idmanlarda ve maçlarda oluşan ufak tefek sorunları oluyor. “
“AVRUPA'DA FUTBOL OYNAMAK DEĞİL YAŞAMAK ZOR”
-Ligimizde oynayan hangi Türk futbolcuları Avrupa'da başarılı olur?
“Arda, Gökhan Zan, Servet, Hakan Balta, Mehmet Topal. Esasında Milli Takımımızda oynayan her futbolcu Avrupa'da rahat bir şekilde oynayabilir. Bana göre Türk futbolcuları kalitelerinin farkında değil. Medyamız oyuncularımız hep küçük gösteriyor, oyuncularımızda bunu belirli bir süre sonra kanıksıyor.”
-Türk oyuncularda şöyle bir düşünce mi var: “Ben Türkiye'de rahatım, beni Türkiye'de seviyorlar. Avrupa'da kendimi sıkıntıya sokmama gerek yok..”
“O kadarını bilemiyorum. Ancak Avrupa'ya gittikleri zaman bir çok şeyin zor olacağının farkındalar. Avrupa'da top oynamak değil, yaşam çok zor. Farklı bir yaşam, kültür ve dile alışmak çok zor. Her futbolcunun en azından İngilizce'yi bilmesi gerekiyor. Örneğin Emre İtalyanca ve İngilizce'yi mükemmel konuşuyor.”
-Oyuncu portföyünüze baktığımız zaman hep yıldız isimleri görüyoruz. Genç oyuncularla çalışmayı düşünüyor musunuz?
“Artık genç oyunculara da yöneliyoruz. Mustafa Doğan ile birlikte çalışmaya başladık, Mustafa ile birlikte gençlere de önem vereceğiz. Şu an Batuhan Karadeniz ile çalışıyoruz. U-19 ve U-18'den dört futbolcu ile anlaştık. Üç-dört futbolcu daha aldığımız zaman yeterli olacaktır. Zaten geniş bir portföy var, her oyuncu ile ayrı ayrı ilgilenmek gerekiyor. Oyuncu sayısını abartırsanız çalıştığınız oyunculara iyi hizmet veremezsiniz.”
-Yurtdışında bir scout ekibiniz var mı?
“Almanya'da bizim için çalışan bir hocamız var. Almanya'da iyi bir gurbetçi oyuncu olduğu zaman bize haber veriyor ve gidip görüşmelerimizi yapıyoruz.”
“BEŞİKTAŞ BATUHAN İLE 3-4 YILLIK MUKAVELE YENİLEMEK İSTİYOR”
-Bir oyuncu takımından ayrılmak istediği zaman ya da başka bir takıma gittiği zaman, ‘menajerler aklını çeldi', ‘menajer oyunu' gibi artık kalıplaşmış cümleler kullanılıyor. Bir menajer futbolcusunu sürekli kulüp değiştirmesini mi ister?
“Hep menajerler ön plana atılır ama öncelikli olan futbolcunun ne istediğidir. Bir futbolcu kulübünde mutsuz olduğu zaman doğal olarak ayrılmak ister. Bu durumda menajer devreye girer, kulüple bağlantıyı kurar. Kulüp de başka bir kulüp bul derse, biz de oyuncumuza yardımcı oluruz. Kulüpler için baskıdan kurtulmanın en kolay yolu da menajerleri ön plana atmaktır. Menajer neden arayı bozsun ki… Ayrıca futbolcu kulübünde kalmak istiyorsa menajer onun aklını nasıl çelebilir ki.
Bizim için en önemli olan şey futbolcu memnuniyetidir. Futbolcumuz kulübünde memnunsa isterse futbolu orada bıraksın. Sekiz yıldır bu işi yapıyorum, hiçbir zaman benim alacağım ücretten dolayı transfer bozulmamıştır. Ayrıca futbolcu kulübünde kalıp mukavelesini uzatsa da menajer zaten yenilenen sözleşme nedeniyle parasını alır. Batuhan için benimle 3-4 yıllık mukavele uzatmak istiyorlar, ben tabii ki buradan hak ettiğim parayı alacağım. Önemli olan futbolcunun bu kulüpte dört yıllık süre zarfında oynayıp oynayamayacağı, eğer oynayamayacaksa doğal olarak bu oyuncuyu başka bir kulübe yönlendirmem gerekiyor. Bir oyuncunun oynaması lazım.
- Tüm menajerler için bu sözler geçerli mi?
“Ne yazık ki değil. Her meslek grubunda olduğu gibi, bizde de iyiler ve kötüler var. Bazı menajerler kısa vadede para kazanmak için türlü oyunlar içine girebiliyor.”
- Samuel Eto'o'nun adı Fenerbahçe ile anıldığı dönemlerde, gazetelerde ‘yıldız futbolcunun Türkiye'deki menajeri konuştu' diye haberler gördük. Eto'o'nun her ülkede menajeri mi var?
“Böyle birşey tabii ki yok. Yalnız şu olabilir; örneğin ben Arda'nın menajeriyim. İspanya'da bir menajere benim için oradaki bir takımla görüşme yetkisi veriyorum. Ancak Eto'o gibi bir futbolcunun menajerinin başka bir menajere yetki vereceğini tahmin etmiyorum. Eto'o'yu pazarlamak çok kolay bir şey. Eto'o ‘ben takımımdan ayrılmak istiyorum' derse zaten birçok kulüp sıraya girer.”
- Ülkemizde profesyonel menajer sayısı yeterli mi?
“Belki de profesyonel yapan bir tek ben varım. Türkiye'de ofisi olan menajer olarak yalnızca ben varım. Ama burada iş Türkiye Futbol Federasyonu ve kulüp yöneticilerine kalıyor. Lisansı olmayan ve dil bilmeden nasıl lisans aldığını bilmediğim kişilerle iş yapmamalılar. Avrupa'da bir kulüple görüşmeye gittiğiniz zaman hemen internete girip lisansınız olup olmadığına bakıyorlar. Lisansınız yoksa sizinle konuşmuyorlar bile. Burada ise tanıdıklarla işler yürüyor, çünkü kulüpler ben bir transferi bitirirsem bana 100 verecek ama tanıdık vasıtasıyla eski yöntemlerle transfer gerçekleşirse 30-40'a işi kapatacak. Futbolumuzun gelişmesi için önümüzde çok yol var.

“İBRAHİM İSPANYA'DA ÇOK BAŞARILI OLACAK”
-İbrahim Kaş'ın Getafe'ye gitmesinde sizin de payınızın büyük olduğunu biliyoruz…
“Evet ben referans oldum. İbrahim'in İspanya'da çok başarılı olacağına inanıyorum. Ama ülkemizde bu transfere bile burun bükülüyor. Bizim medyamıza göre kulüplerimiz dünyanın en büyük kulüpleri ve buradan transfer olan oyuncular doğrudan Avrupa'nın büyük takımlarına transfer olmalı. Böyle bir şey yok, biz kendimizi kandırıyoruz.”
-Neden Avrupa takımları Türkiye'den değil de, Hırvatistan'dan, Polonya'dan ya da Slovakya'dan oyuncu transferi yapıyorlar?
“Çünkü Türk futbolcularıyla ilgili hep kafalarında soru işareti var. Arif gitti başarısız oldu, Fatih Akyel gitti başarısız oldu ve bunun gibi birçok örnek var. Bir Türk futbolcusu ne kadar erken Avrupa'ya giderse başarılı olma şansı o kadar artar. Daha genç veya pişmesi lazım gibi sözler çok yanlış. Genç bir futbolcu 10 sene boyunca Anadolu takımlarına karşı oynasa ne kazanır ki! Beş kez Real Madrid ve Valencia'ya karşı oynamak bir futbolcuya çok şey katar.
“ÜÇ BÜYÜKLERDE OYNAYAN HER FUTBOLCU AVRUPA'YA GİDEBİLİR”
-Avrupa'da 10-15 futbolcumuzun başarıyla mücadele ettiği günleri görecek miyiz?
“Mutlaka olacak, o kadar uzak görmüyorum. Kulüplerimizin de izin vermesi gerekiyor. Bir de işin futbolcular ile ilgili olan kısmı var. Oyuncularımız Türkiye'de çok iyi paralar kazanıyorlar, Avrupa'da bu paralar kazanılmıyor. Çünkü burdaki ücretlerin hepsi net, Avrupa'da ise brüt ücret alıyorlar. Ancak bir futbolcunun hedefi varsa, Avrupa'da orta düzey bir takıma gidip burada kendini ispatlayıp 1-2 yıl sonra üst düzey takımlarda forma giyebilir. Bu üst düzey takımda da Türkiye'de aldığı paraları kazanabilir. Bir futbolcu üç büyük takımda oynuyorsa ve ‘Avrupa'ya gitmek istiyorum' diyorsa, ben o futbolcunun Avrupa'ya gitmesini sağlayabilirim. Ama dediğim gibi en önemlisi o futbolcunun Avrupa'ya gitmeyi kafasına koyması. İbrahim Kaş, bana Avrupa'ya gitmek istediğini söyledi ve gitti.
Röportaj: Hilmi SEVER
Foto: Cengiz ERCAN