- OFSAYTTAN GOL ASLAN'I YIKTI: 1-0
- 16 isim belli oldu
- Kura çekimi SPORX'te!
- F.BAHÇE YİNE DEVLER LİGİ'NDE: 2-1
Tüm Manşetler


 SON HABERLER:
Üyelik|Bize Ulaşın| About Us
  Ana Sayfa
  Pekin 2008
  Fantezi Futbol
  Tahmin Ligi
  Sporun Güzelleri
  Sizce Hangisi?
  TRANSFERLER
  Rusya Ligi TV
  Bundesliga TV
  Oyunlar
  Sporx Tv
  Futbol
  Basketbol
  Voleybol
  Tenis
  Motor Sporları
  At Yarışı
  Sporx Özel
  Medya
  Diğer Sporlar
  İddaa
  Canlı Sonuçlar
  İstatistik
  Yazarlar
  Foto Galeri
  TV'de Bugün
  Arşiv
  Canlı Anlatım
  Fantezi Futbol
  Test
  SuperSkor
  İçerik Paylaşımı
  Üyelik
  Bize Ulaşın
  Künye
  About Us

 
2.El Araba
Satılık CITROEN BERLINGO - 1.9 D
CITROEN BERLINGO
2006 / 32.200 km
15.750 YTL

Haberi yazdır

"Kim hatırlar Zenit'i?"

Fenerbahçe taraftarının en sevdiği isimlerden birisi olan Selçuk Yula, geçtiğimiz yıl kaçan şampiyonluğu, Avrupa’da elde edilen başarılı sonuçlardan sonra yaşanan rehavet ortamıyla ilişkilendiriyor. Bu yıl da Fenerbahçe’nin Avrupa’da başarılı olacağından emin olduğunu dile getiren Yula, önemli olanın geçici değil, kalıcı başarı olduğunu soruyor. Ve Yula ezeli rakipleri Galatasaray’a da taş atmaktan geride kalmıyor: “Bu yıl UEFA Kupası’nı Zenit kazandı. 10 yıl sonra kim hatırlayacak Zenit’i?”

***

Sarı-lacivert renkli formaya gönül vermiş isimlerden biri Selçuk Yula.
Fenerbahçeli futbolseverler onu yakinen tanır...
Taraftarlar kendisini öylesine seviyor ki, taraftarlar derneklerinin ziyaretleri nedeniyle röportaj tarihimizi iki kez değiştirmek zorunda kalıyoruz.
En sonunda Fenerbahçeliler Derneği'nde bir aradayız...
Tamamen Sarı-Lacivert renkler arasında sohbetimize başka türlü başlama ihtimali var mı?
Mümkün değil.
Dolayısıyla Fenerbahçe mevzuunu açıyorum...
Tabi ki, anlaşılacağı üzre, sorular birbirini takip ediyor!..
Buyrun size keyifli bir sohbet...

- Fenerbahçe'nin bu yıl parmakları arasından kayarak kaçan şampiyoluğu nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Elbette, sıkıntılı bir sene yaşandı. Neticede şampiyon olamayınca 'Fenerbahçe başarılı oldu' diyemeyiz. Görüntü belki başarılı. Ligde ikincilik, Avrupa'da ilk 8 takım arasında olmak...”

“AVRUPA HAVASI MAHVETTİ!..”

- Avrupa Fenerbahçe'yi yormuş olabilir mi?
“Avrupa'nın yorgunluğundan değil, havaya sokmasından dolayı Fenerbahçe şampiyonluğu kaybetti. Son 5 haftada şampiyonluğu kaybetmedi Fenerbahçe. Daha öncesinden kaybetmişti. 'Yüzde yüz bu ligde şampiyon oluruz' mantığıyla gidince çok küçük maçlarda büyük puanlar kaybedildi. Fenerbahçe'nin şampiyonluğa yürüdüğü dönemde diğerlerini boşverin, Bursaspor ve İstanbul B.B.'ye 10 puan kaybetmesi anormal bir durum. Fenerbahçeli futbolcu, "Chelsea'yi yeniyorum, Inter'i yeniyorum" diyerek sahaya çıkınca olanlar oldu. Futbolda tek gerçek vardır. Rakibi küçümsemek olmaz, saygı duyacaksınız. Yoksa, işte böyle cezasını çekersiniz.”

- Yani, 'havaya girmek Fenerbahçeli futbolcuların başını döndürdü' diyorsunuz...
“Öyle tabi. Biz de yaşadık bunları. Bizi küçük görenlere çok büyük darbeler vurduk. Bizim küçük gördüklerimiz de bizi kimi zaman sahadan siliyordu. Fransa'ya gittik mesela. Fransa şampiyonu Bordeaux, '8-9 atarız' diye karşımızdaydı. 3-2 yendik. O hafta Gençlerbirliği ile oynayacağız. Herkes bizden bekliyor ki, 'Bordeaux'ya 3 atan Gençler'e 8 atar' diye. Ama güç bela 1-1 berabere kaldık. Bu sene şampiyonluğun kaybedilmesinin sebebi de budur. Çünkü, Fenerbahçe büyük maçların hepsini kazandı. Fenerbahçe son Galatasaray maçına gelen kadar Galatasaray'ı yendi, 2 maçta Beşiktaş'ı ve Sivasspor'u yendi. Trabzonspor'u yendi.”

- 'Derbikatör' deniyordu Zico'ya sırf bu yüzden...
“Hepsini kazandı. Tabii o sırada Kadıköy'de Inter, CSKA, Sevilla, Chelsea maçlarını kazandı. Onları kazanırken, diğerlerini kaybetti. Demek ki, Fenerbahçe büyük maçları  istediği gibi oynayıp kazanan bir takımken, büyük maçlardaki başarıyı diğer karşılaşmalarına yansıtamadı. O kadar puan kaybına, inanılmaz 26-27 puan kaybına, rağmen yine de Fenerbahçe Ali Sami Yen'deki Galatasaray maçına lider geldi. İnanımaz bir şampiyonluk kaçtı. Üzücü tabii, ellerimizle şampiyonluğu hediye ettik. Tecrübe olması lazım. Taraftar çok kızdı. Önümüzdeki sene işi ciddi tutup, 10 hafta kala tur atmaları gerekiyor.”

“TARAFTAR HEM FİNAL HEM ŞAMPİYONLUK BEKLİYOR”

- Belki o zaman taraftar affeder mi diyorsunuz?
“Öyle.. Aradaki fark çok büyük aslında. Seneye takım fazla değişmiyor zaten. 2-3 transfer yapacak. Aynı takım ilk 8'e girmişti. Chelsea'yi da eleyebilirlerdi. Seneye final bekliyoruz. Hem de şampiyonluk...”

- Takımdaki oyuncuların işi o halde seneye daha zor olacak...
“Aslına bakarsanız tam tersi!.. Bu sene yaptıkları o çok basit hataları bu sene yapmazlarsa işleri daha kolay olacak.”

- Ellerinde yol haritası var, aynı hatalar tekrar edilmezse avantajları olabilir, haklısınız!..
“Inter'i eze eze yenen, Chelsea'yı eze eze yenen takım, Sevilla'ya 3 atan bir takım, PSV'yi 2-0 yenen, CSKA'ya 3 atan bir takım demek ki iyi bir takım. 'Bu takım kötü takım' denmez.”

“FUTBOL LAUBALLİĞİ AFFETMEZ”

- Takımın iyi takım olduğundan kimsenin şüphesi yok da, iyi takım niye böyle yol kazalarına uğruyor?!..
“İşte küçük maçlardaki konsantrasyonsuzluk. Aynı zamanda teknik direktörün de yaptığı, rakibi küçük görme havaları etkili tabii ki...”

- Söz tam bu noktaya gelmişken, böylesine profesyonel bir takım da teknik direktöre çok büyük işler düşmüyor mu?
“11'i değiştiriyorsun, ikinci hatta üçüncü takımla sahaya çıkıyorsun. 5 puan öndesin. Bursaspor geliyor yeniyor seni. Yener. Sen böyle yaparsan, rakip de bunu yapar. Ardından Ankaragücü beraberliği. 2 haftada 5 puan uçtu gitti. Bu daha ligin ortasında oluyor. Böylesine lauballikleri kaldırmıyor futbol. Cezasını hep birlikte çekiyoruz işte...”

“BU TAKIM YÜRÜYE YÜRÜYE ŞAMPİYON OLURDU”

- Sarı-Lacivertli takımın teknik direktörü ile yollar ayrıldı. Kaçan şampiyonluğun bedeli mi oldu dersiniz?..
“Tabii o da olabilir. Başkan Aziz Yıldırım'ın dediği gibi 'Birinin hesap vermesi gerekiyor'. Bu, lauballikle kaybedilen bir şampiyonluktu. Başkan Yıldırım'ın Fenerbahçe TV'de üzerine basa basa söylediği gibi 'Bu takımın yürüye yürüye şampiyon olması gerekir'di...

O takım, bu ligden çok fazla bir takımdı. Şampiyon olan rakibine bakıyorsun, inanılmaz bir başarısızlık örneği gösteren, kötü futbolcu seçen, bu kadar futboldan anlamazlığına rağmen, yaptıkları bu kadar kötü olmasına rağmen, 7 tane yabancısını oynatamayan takım, başarılı bir takım değildir. Bu takımın başındaki insanlar futbolu bilmiyor demektir. Fenerbahçe yabancılarından olabildiğince faydalandı. Roberto Carlos'un ve Stephan Appiah'ın sakatlığı olmasa Fenerbahçe şu şartlarda yine açık ara şampiyondu. Biri Gana Milli Takımı'nın, diğeri ise Brezilya Milli Takımı kaptanı. İkisinden de faydalanamadın, Deniz diye bir çocuk var, 8 aydır sakat, vs.

Bunları bahane olarak söylemiyorum. Karşında teknik heyet olarak futboldan hiç anlamayan bir ekip var. Camia değil tabii, futbolun başındakiler. 7 tane yabancısını alıp da hiçbirini oynatamıyorsan, futbolu bilmiyorsun demektir. İşte Fenerbahçe'nin eliyle ikram ettiği dediğimiz bu...

Fenerbahçe yabancılarıyla gitti, neredeyse final oynayacaktı. Ama öteki tarafta diğer çocukları da gördük. Helsinbourg diye adını dahi duymadığımız takımdan Ali Sami Yen'de 3 yediler. Tesadüfen bir tur çıktılar. Almanya'nın sıradan bir takımına da 5 yiyip elendiler. Futbolun gerçeği bu. Galatasaray neden 7 bin kombinede kaldı, Fenerbahçe 25 kombinelerde. Çünkü, Galatasaray taraftarı da biliyor, bu takımla Avrupa'ya gittiklerine rezil olacaklar. Hâlâ futboldan anlamayanlar onların başında. Şampiyon oldukları için takımın gardını alamıyorlar. Ama taraftar yemiyor.”

“AVRUPA FENERBAHÇE'Yİ KONUŞUYOR”

- Burada taraftarı üzen bir başka detay var ki, bu takım Türkiye'den çıkan tek UEFA Kupası şampiyonu...
“10 yıl önce. Fakat, bakarsanız o takımla, bu takım arasında hiç bir benzerlik kalmamış. Aziz Yıldırım'ın söylediği bir söz var. 'Tesadüfen aldığın kupaları cebine koyacaksın, her yıl da onun kutlamasını yapacaksın' der. Ama diğer türlü orada başarılı olarak devamlı orada kalmak istiyorsan, altyapını sağlam kuracaksın. İşte Galatasaray'ın o şampiyonluktan sonra Avrupa'da esamesinin okunmamasının tek nedeni bu.”

- UEFA Kupası şampiyonluğu da gerektiği şekilde kullanılamadı. Kulüp hak ettiği maddi kaynakları oluşturamadı. Galatasaray için çok ciddi bir maddi kayıp yaşandı...
“O şampiyonluğu da maddiyata çeviremedi. Sonra ne oldu? Avrupa'ya hiç çıkamadı. Bir sene çıktı, Tromsö diye bir takıma elendi. Bir sene Şampiyonlar Ligi'nde grup sonuncusu olarak elendi gitti. Geçen sene Bordeaux gitti, Yunanlıları yendi de son maçta çıktılar. Keşke çıkmasalardı çok büyük farkla, 5-0 yenilerek elendiler. Avrupa'da esamesi okunmayan bir Galatasaray var.

Şu an Avrupa'da Fenerbahçe konuşuluyor. Ama Fenerbahçe'de seneye ilk turda elenirse, Galatasaray'ın durumuna düşer. Fenerbahçe bu yıl oralarda dolaşmak istiyorsa, bu sene en az çeyrek final oynamalı. Galatasaray ile aradaki fark bu. Galatasaray keşke Şampiyonlar Ligi'nde devam etse. Yine aynı takım çeyrek final oynadı, sonra düşüş başladı. Ama Fenerbahçe'de yavaş yavaş yükselme yaşandı.”

- Ağır ama emin adımlar oluşu sizi cesaretlendiriyor sanırım...
“Fenerbahçe, seneye de bu tavrı sürdürürse... Hedefini bu şekilde koyarsa, 'Avrupa'da kalıcı olmak budur' derim. Ben, bir sene şampiyonluk yerine her sene Avrupa'da çeyrek final oynayan bir takımım olmasını tercih ederim. Çünkü, sözü geçiyor. Bu sene herkes Fenerbahçe'yi konuşuyor. Viyana'dan geliyorum. Taksi şoförleri dahi Fenerbahçe'yi soruyor. Chelsea maçını anlatıyor. 'Kimi aldılar, ne yapacaklar' diyorlar, Roberto Carlos'u soruyorlar. Fenerbahçe'nin de yine eskiye dönüp, ilk turlarda elenecek bir takım görüntüsü olacaksa, bugün Galatasaray'a ne diyorsak o gün Fenerbahçe için de aynı şeyleri söylüyor oluruz.”

“30 YIL SONRA UEFA KUPASI'NI ALANLARI ÇAĞIRIP, ÇİÇEK VERECEKLER”

- Siz Fenerbahçe'nin ilerleyişini gelecek yıl için nasıl görüyorsunuz?..
“Görüntü o ki, gidişat iyi. Büyük bir aksilik olmazsa, Fenerbahçe ön eleme grubu maçlarından çıkar... Seribaşı olduğu için kendisinden zayıf takımlarla oynayacak. Onları geçip, gruba geldiğinde çıkmaya bakacak. Hedefini ligde şampiyonluğun yanı sıra Avrupa'da da hedefini en az bir çeyrek final olarak koyması gerekiyor. Ki, Aziz Yıldırım'ın da söyledikleri zemine otursun, yerin bulsun. Bizim 40'lı, 50'li yıllarda özel bir maçta ağabeylerimiz Macaristan'ı 3-1 yenmiş. Bizim milli maçlarımızda boyunlarına çelenk takılıyordu. Galatasaray'ın da bu gidişle o olacak. 30 yıl sonra UEFA'yı alanları çağırıp çiçek verecekler... İşin güzeli de bu değil. Ama başarı sürekli olmazsa, burada konuşursun. İnsanları kızdırırsın, o da biter... En az bir çeyrek final dahi oynasa dâhi her yıl adınız Avrupa'dan anılır. Bu sene de UEFA Kupası'nı Zenit aldı. 10 yıl sonra kim hatırlayacak Zenit'in adını? Ama o zaman ki, başarıyı asla küçümsemiyorum. Ben Kopenhang'ta maçı izleyenlerden biriydim. Şu anki fotoğraf bu. Buna da kimse itiraz edemez. Zaten Galatasaray'ın taraftarı kendi kulübüne inansa, kombinesi 7 binde kalmazdı.

- Fenerbahçe'nin hedefleri belli. Bu kadroya dahil edilen Emre Belözoğlu transferi için yorumunuzu alsam...
“Hayırlı olsun diyorum. Antrenörlük kursunu bitirdikten sonra Fenerbahçe altyapısını çalıştırıyordum. O zaman söylüyorlardı, 'Karşıda bir çocuk var, çok iyiymiş. Gidip bir baksak' diye. Gittim, seyrettim. O zaman 12-13 yaşlarındaydı Emre. Zeytinburnu altyapısında oynuyordu. Baktım, 'Bir daha seyretmeye gerek yok' dedim.”

- Gösteriyordu yani kendini...
“Kendi yaş grubundan inanılmaz yüksekte. 17-18 yaşındaki çocuklarla oynayacak yetenekte. Belli, bir sol ayak, tam bir stil... Tepeden tırnağa futbolcu. Hatta, raporu da öyle verdim. Holger Osieck'ti antrenör, 'İkinci kez seyretmeye gerek yok. Alınsın, işlensin bu çocuk...'  Anlamadı ama. Babası da istemedi belki, Zeytinburnu da para istemişti. Benden çıktı. Ama benim bildiğim Emre yakın bir zamanda piyasaya çıkacağıydı. Zaten 16-17 yaşında Galatasaray A Takım'da top oynamaya başladı. O zaman Fenerbahçe'den dönmüşlüğü var Emre'nin. Kısmet bugüneymiş. 'Layık olduğu yere gitti' diye bir söz vardır. Evet, Emre layık olduğu yere geldiğini anlayacaktır.”

- 'Bunda yıldır neden burada değilim? Benim gerçekten layık olduğum yer Kadıköy'dür' diyecektir. “Ona da eminim.”

“EMRE EN İYİ FUTBOLUNU KADIKÖY'DE OYNAYACAK”

- Taraftarın, Emre'nin daha önce giydiği Sarı-Kırmızılı forma nedeniyle bir tepki göstreeceğini düşünüyor musunuz?
“Hiçbir şey olmayacak. Ben çünkü Fenerbahçe taraftar dernekleriyle iç içeyim. Viyana'da, Çanakkale'de Biga'da taraftarların arasındayım. Her tarafın nabzını biliyorum. Örnekleri de var. Mustafa Denizli'ye de Fenerbahçe'nin büyük bir tepkisi vardı. Daha önce söylediği bir söz yüzünden. Ama, geldi, 'Mustafa Denizli, yüzbaşı yap bizi' diye besteler dâhi yapıldı Denizli'ye... Fatih Akyel de taraftarın kızgın olduğu bir isimdi, ama onu bağırlarına bastılar. Daha önce Sergen geldi, aynı şekilde sevgiyi gördü. Tanju Galatasaray'da Gol Kralı oldu. Geldi, Fenerbahçe'de de Gol Kralı oldu. Emre, Kadıköy'deki güzelliği ve aile yapısını görecek. Galatasaray'daki iç hesaplaşmalar Fenerbahçe'de yoktur. Son 5-10 yıldır Fenerbahçe ciddi ve büyük bir ailedir. Futbol için tam olgun döneminde. Emre oynadığı futbolun en iyisini Kadıköy'de sergileyecektir. İyi futbolcu. Önemli olan o dinamiği harekete geçirebilmek.”

- Takıma yansıması nasıl olacak sizce?
“Önünde Alex gibi bir futbolcu olacak. Emre, burada çok daha iyi ve rahat futbol oynayacaktır. Futbolunu da geliştireceğine inanıyorum. Çünkü, Fenerbahçe'nin kadro yapısı Emre'ye hitap ediyor. Çok Brezilyalı var, Emre de teknik bir futbolcu. Top çevirmeleri, pas alıp vermeleri. Zevk alarak futbol oynayacak.”

- O halde seyirciye de seyirlik, güzel görüntüler aksedecek ne dersiniz?
“Mutlaka, onun için bu kadar iddialı konuşuyorum. Çünkü, kadro yapısı öyle Fenerbahçe'nin. Gol atan, attıran özelliği olan bir Emre, bu takımda Roberto Carlos’u, Alex’i, Deniz'i, Deivid’i ve Selçuk’u ile mutlu olacaktır.”

Böylesine futbola teknik yönden hakim bir insanın futbolun sadece eleştirel tarafında yer almasının nedenini soruyorum.

- Neden teknik yönde ilerleme gereğini düşünmediniz?..
“Diplomam var. Ama yapmadım...”

“ONLAR BENİ ELEŞTİRECEĞİNE, BEN ONLARI ELEŞTİRİYORUM!..”

- Sevmediniz mi yoksa size mi hitap etmediğini mi düşündünüz?..
“Yoruldum. 12 yaşından 31 yaşına kadar hayatım deplasmanlarda, kamplarda geçti. Her hafta bir kente, her hafta başka yatakta uyandık. Benim doğru dürüst evim diye bir şeyim olmadı. Gençliğimiz öyle gitti. Bu sefer antrenör olarak bavul elinde, gezeceksin. Bir de futboldan hiç anlamayan bir adam bir gün, 'Kovdum seni' diyecek. Onlarla muhatap olacaksın. Bu da benim işime gelmedi. Bir hayat daha böyle geçireceğime, daha rahat bir hayatı tercih ettim. Onlar beni eleştireceğine, artık ben onları eleştiriyorum!..”

Dediğim gibi renklerine gönül vermiş bir futbolcu Selçuk Yula.
Yorumlarında da takımına acımıyor.
Ama her Fenerbahçeli gibi şampiyonluğu nasıl kaçırdıklarının farkındalar.
...ve bu kazayı bir kez daha yaşamak istemiyor.
Bu nedenle ortaya çıkması muhtemel kazalara karşı önlemler birer birer alınırken, cephenin silahları da ona göre kuşanılıyor.
Her takım aynı hazırlık içinde.
Ama gerçek olan bir şey var ki, tüm takımlar böylesine hazırlanırken, asıl kazanan taraftar olacak!..
Şimdiden keyifli seyirler!..

Röportaj: Saadet ÖZCAN


18.07.2008
Kaynak : Sporx.com
Haber hakkında yorumlar %32.4 %17.1 %50.5
freewolf (23/08/2008 19:06)
siz galatasaraylılar harbi unutkansınız heralde şimdi sorun bakalım kim galatasaray diye bir takım biliyor he bilirler tromsoya yenilen leverkuzenden ...
mett34 (20/08/2008 20:24)
galatasaray uefa kupasindan sonra super kupayi aldi,diger sezon sampiyonlar liginde ceyrek final oynadi,bir diger sezon yine devler liginde 2.tura cik...
mett34 (20/08/2008 20:20)
Galatasaray uefa kupasindan sonra avrupaya cikamadi,bir sene cikti ondada tromsoya elendi demis yula,hatirlamak istemiyor sanirim gs uefa kupasindan s...
Tüm yorumları oku(105) / Yorum ekle

Diğer Özel Röportaj haberleri
Babacan’dan başarısızlık itirafı (27.08.2008)
"F.Bahçeliyim diyemedim" (20.08.2008)
“Bir el uzandı ve bisikletimi itti” (18.08.2008)
"F.Bahçe, Türklüğü bir teneke kupaya sattı” (15.08.2008)
"Gülümsemeyi ertelemiyorum" (08.08.2008)
"K2'yi çok istedim" (24.07.2008)
"Acılar bizi birbirimize bağladı" (21.07.2008)
"F.Bahçeli olmayanı takıma almam!" (14.07.2008)
Kadın, buz ve rekabet (12.07.2008) (resimli)
"Mourinho'dan fazlam var" (02.07.2008)
"Demirören iyi niyetinin kurbanı" (30.06.2008)
"Bizim heykelimiz gönüllerde!.." (30.06.2008)
"Yarış biter, biz kuaföre gideriz!.." (28.06.2008)
"Umarım tanrı bu kez yeter demez" (25.06.2008)
“Hem Tanrı, hem top bizi seviyor!” (24.06.2008)
En çok izlenenler
Osman Tanburacı'dan S.Bükreş - G.Saray değerlendirmesi (Sporx Özel)
Sporx 27 Ağustos Akşam Haber Bülteni (Sporx Özel)
Sporx 25 Ağustos Akşam Haber Bülteni (Sporx Özel)
Skibbe: "Hiç bir şey ilk maç gibi olmayacak" (Şampiyonlar Ligi)
İddaa Ediyoruz - 27-28 Ağustos (Sporx Özel)
Luis Aragones,Emre ve Lugano'dan açıklamalar (Şampiyonlar Ligi)
Sporx 25 Ağustos Sabah Haber Bülteni (Sporx Özel)
Partizan turu geçeceğinden emin (Şampiyonlar Ligi)
Sporx 27 Ağustos Sabah Haber Bülteni (Sporx Özel)
Sporx 26 Ağustos Sabah Haber Bülteni (Sporx Özel)
En Çok Okunan 10 Röportaj
"F.Bahçeliyim diyemedim"
"F.Bahçe, Türklüğü bir teneke kupaya sattı”
Babacan’dan başarısızlık itirafı
“Bir el uzandı ve bisikletimi itti”
"Mourinho'dan fazlam var"
"Gülümsemeyi ertelemiyorum"
"Hak etmediğimi düşünenler erkek"
O artık Antalyaspor'lu Abdullah Çetin
"Kim hatırlar Zenit'i?"
"K2'yi çok istedim"
En Çok Okunan 10 İnceleme
Efsane Canlanıyor!
Çubuklunun ağırlığı!
BİR ŞAMPİYONLUK ÖYKÜSÜ... (1)
Yeni F.Bahçe ve yeni sezon
Bir başka Kartal
Bu çocuğa dikkat! V
İşte Hırvatistan! R
Köln'ün ilacı Novakovic
BİR ŞAMPİYONLUK ÖYKÜSÜ... (2)
EURO 2008'in '10 fiyaskosu'
ARAMA
Detaylı Arama        
· Ana Sayfa · Futbol · Basketbol · Voleybol · Tenis · Motor Sporları · At Yarışı · İddaa · Günün Kuponu · Canlı Sonuçlar
· Yazarlar · Fotoğraf Galerisi · TV’de Bugün · Arama · İçerik Paylaşımı · Sanal Bahis · Bize Ulaşın · Üyelik · Künye
· About Us

sporx.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporx.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporx.com sorumlu tutulamaz.